<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Haber Sistemi Demo &#45; : DÜNYA</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/rss/category/dunya</link>
<description>Haber Sistemi Demo &#45; : DÜNYA</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Haber Sistemi</dc:rights>

<item>
<title>FBI, Trump&amp;apos;ı soruşturan ajanları birer birer kovuyor</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/fbi-trumpi-sorusturan-ajanlari-birer-birer-kovuyor</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/fbi-trumpi-sorusturan-ajanlari-birer-birer-kovuyor</guid>
<description><![CDATA[ FBI’ın ABD Başkanı Donald Trump soruşturmasında görev yapan dört ajanı görevden alması, büro içindeki siyasi baskı iddialarını yeniden gündeme taşıdı.FBI, eski Özel Savcı Jack Smith’in ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik soruşturma ekibinde görev alan dört ajanı işten çıkardı. Reuters’a konuşan beş kaynağa göre, bu ajanlardan bazıları daha sonra göreve iade edildi. Bu adım, Trump ya da müttefikleri hakkında yürütülen soruşturmalarda görev yapan personele yönelik son aylarda art arda gelen görevden alma dalgasının bir parçası. İşten çıkarılan ajanlardan biri olan Jeremy Desor, son günlerde sosyal medyada hedef alınmıştı. BİN SAYFALIK BELGE YAYINLANDICumhuriyetçi Senato Yargı Komitesi Başkanı Charles Grassley, Smith’in “Arctic Frost” adlı soruşturmasına ilişkin bin sayfayı aşkın mahkeme celbini kamuoyuna açıklamış ve belgelerde FBI ile Adalet Bakanlığı çalışanlarının isimlerini sansürsüz paylaşmıştı.Bu soruşturma, Trump’ın 2020 seçim yenilgisinin ardından iktidarda kalma girişimlerine odaklanıyordu.ÖNCE KOVULDULAR, SONRA GÖREVE İADE EDİLDİLERBlaire Toleman ve David Geist adlı iki ajan ise önce kovulduktan sonra kararın geri çekildiğini öğrendi.Toleman Chicago Ofisi’nde görev yaparken, Geist şu anda FBI’ın rehine kurtarma gibi acil olaylara müdahale eden biriminde çalışıyor.Kaynaklar, aynı gün görevden alınan başka ajanların da daha sonra yeniden göreve döndüğünü belirtti. FBI’ın bu karar değişikliğine neyin yol açtığı henüz bilinmiyor.&quot;ŞEFFAFLIK HESAP VERİLEBİLİRLİK GEREKTİRİR&quot;Senatör Grassley, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Kamuoyunun vergilerinin nasıl harcandığını bilmeye hakkı var. Eğer ajanlar usulsüzlük yaptıysa, elbette hesap vermeliler. Şeffaflık, hesap verebilirliği getirir.” dedi.Grassley ve diğer Trump yanlısı isimler, FBI’ın soruşturmasının Cumhuriyetçi siyasetçileri haksız yere hedef aldığını öne sürüyor. Ancak 2020 seçimleriyle ilgili federal davada suçlanan tek kişi Trump olmuştu.BEYAZ SARAY BASKISI İDDİASIOcak ayından bu yana, Smith’in Trump&#039;a yönelik soruşturmasında veya 6 Ocak Kongre baskını davalarında görev alan onlarca FBI ajanı, savcı ve destek personeli Adalet Bakanlığı’ndan uzaklaştırıldı.FBI’ın eski vekil direktörü Brian Driscoll ve Washington saha ofisinin eski başkanı, yılın başında görevden alınmalarının ardından FBI Direktörü Kash Patel ve Adalet Bakanlığı’na dava açtı.Dava dilekçesinde, Beyaz Saray’ın Trump’la ilgili dosyalarda görev alan personelin kovulması için büroya baskı yaptığı iddia edildi. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0eea79de5.jpg" length="64698" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>FBI, Trumpı, soruşturan, ajanları, birer, birer, kovuyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Roma’da tarihi kulede çökme: 11 saat sonra kurtarılan işçi hastanede yaşamını yitirdi</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/romada-tarihi-kulede-coekme-11-saat-sonra-kurtarilan-isci-hastanede-yasamini-yitirdi</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/romada-tarihi-kulede-coekme-11-saat-sonra-kurtarilan-isci-hastanede-yasamini-yitirdi</guid>
<description><![CDATA[ İtalya’nın başkenti Roma’daki &quot;Torre dei Conti&quot; kulesinde restorasyon çalışmaları sırasında meydana gelen çökme olayında enkaz altında kalan işçi hayatını kaybetti.Roma’daki 13’üncü yüzyıldan kalma tarihi &quot;Torre dei Conti&quot; kulesinde öğle saatlerinde iki ayrı çökme olayı meydana geldi. Çökme sonucu 3 işçi kulede sıkıştı, 1 işçi de enkaz altında kaldı. İtfaiye ekibinin çalışmasıyla kulede mahsur kalan 3 işçi kurtarılırken, enkaz altında kalan işçinin ise 11 saatlik operasyonla yaralı olarak kurtarıldığı bildirildi.  Ambulansla hastaneye kaldırılan işçinin, daha sonra hastanede kalp krizi geçirdiği ve burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği belirtildi. Yaşamını yitiren işçinin Romanya uyruklu 66 yaşındaki Octay Stroici olduğu aktarıldı.BAŞBAKAN MELONİ&#039;DEN AÇIKLAMAİtalya Başbakanı Giorgia Meloni, olaya ilişkin yaptığı açıklamada, “Roma&#039;daki Torre dei Conti&#039;nin çökmesi sonucu hayatını kaybeden işçi Octay Stroici&#039;nin trajik vefatından ötürü, kendim ve hükümetim adına derin üzüntümü belirtiyor ve başsağlığı dileklerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı.Olayla ilgili Roma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.  ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee9848a0.jpg" length="107394" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Roma’da, tarihi, kulede, çökme:, saat, sonra, kurtarılan, işçi, hastanede, yaşamını, yitirdi</media:keywords>
</item>

<item>
<title>New York&amp;apos;ta yüksek gerilim: Belediye başkanı seçimleri tarihe geçebilir</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/new-yorkta-yuksek-gerilim-belediye-baskani-secimleri-tarihe-gecebilir</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/new-yorkta-yuksek-gerilim-belediye-baskani-secimleri-tarihe-gecebilir</guid>
<description><![CDATA[ New York&#039;ta bugün yapılacak kritik belediye başkanlığı seçimi, üç aday arasında geçecek. Anketlerde önde olan Zohran Mamdani&#039;nin sosyalist politikaları Başkan Donald Trump&#039;ın yakın takibinde. Peki Trump, Mamdani&#039;nin kazanmasını neden istemiyor?ABD&#039;nin simge kenti New York, bugün yeni belediye başkanını belirlemek üzere sandık başında.Mevcut belediye başkanı Eric Adams&#039;ın yarıştan çekilmesiyle birlikte, Demokrat Parti&#039;nin ilerici kanadından Zohran Mamdani, bağımsız aday olarak yarışan eski New York Valisi Andrew Cuomo ve Cumhuriyetçi Parti adayı Curtis Sliwa arasındaki mücadele öne çıkıyor.Seçim yarışı, özellikle Demokrat, sol kanat aday Mamdani ile tecrübeli siyasetçi Cuomo arasında yoğunlaşıyor.Geçtiğimiz ay yapılan kamuoyu yoklamalarının çoğunda Mamdani, Cuomo&#039;nun 10 ile 26 puan önünde yer alıyordu. Ancak CBS kanalının aktardığı ve AtlasIntel tarafından 25-30 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen son anket, aradaki farkın yüzde 7&#039;ye kadar düştüğünü gösteriyor.Mevcut belediye başkanı Eric Adams, başlangıçta ikinci dönem için aday olmayı planlamıştı. Parti ön seçimlerine katılmadan bağımsız aday olarak yola çıkan Adams, 28 Eylül&#039;de kampanyasını sonlandırdığını duyurdu.CNN&#039;in haberine göre, Cuomo&#039;nun destekçileri, eski valinin kazanma şansını artırmak için Adams&#039;ı çekilmeye ikna etmeye çalışıyordu. ABD Başkanı ve New Yorklu olan Donald Trump da aday sayısının azalmasını destekliyordu.YARIŞIN FAVORİSİ: ZOHRAN MAMDANİ  Demokrat Parti ön seçimlerinde rekor sayıda oy alarak sürpriz bir zafer kazanan 34 yaşındaki Zohran Mamdani, seçilmesi hâlinde New York&#039;un ilk Müslüman belediye başkanı olacak. Uganda ve Hindistan kökenli olan Mamdani, kendisini bir sosyalist olarak tanımlıyor.Mamdani&#039;nin ailesi, o beş yaşındayken Uganda&#039;dan kısa bir süreliğine Güney Afrika&#039;ya, iki yıl sonra da New York&#039;a yerleşti. Annesi Mira Nair, tanınmış bir Hint asıllı Amerikalı film yapımcısı; babası Mahmud Mamdani ise Hindistan doğumlu Ugandalı bir akademisyen.Mamdani, kendi yetiştirilme tarzını &quot;imtiyazlı&quot; olarak nitelendiriyor. Siyasete atılmadan önce düşük gelirli insanların evden çıkarılmasını önlemek için çalışan Mamdani, 2020&#039;de New York Meclisi&#039;ne seçildi.KİRA ARTIŞLARINI DONDURACAKKonut krizi, Mamdani&#039;nin kampanyasının temel taşını oluşturuyor. Kirası sabitlenmiş 1 milyon daire için kira artışlarını dondurmayı, uygun fiyatlı konut sayısını artırmayı ve özel mülk sahiplerine yönelik denetimleri sıkılaştırmayı vaat ediyor.Ayrıca, şehrin her idari bölgesinde belediyeye ait mağazalar açmayı, otobüsleri ücretsiz hâle getirmeyi, beş yaşın altındaki tüm çocuklar için okul öncesi eğitimi ücretsiz yapmayı ve asgari ücreti 16,50 dolardan 30 dolara çıkarmayı planlıyor.Mamdani, yılda 1 milyon dolardan fazla kazananlardan yüzde 2&#039;lik sabit vergi almayı ve kurumlar vergisini artırmayı hedefliyor.VAATLERİN MALİYETİ 7 MİLYAR DOLARThe New York Times&#039;ın hesaplamalarına göre, Mamdani&#039;nin vaatlerinin yıllık maliyeti yaklaşık 7 milyar doları buluyor.Mamdani ise şirketlere ve varlıklı vatandaşlara yönelik vergi artışlarıyla şehir hazinesine yaklaşık 9 milyar dolar ek gelir sağlamayı öngörüyor. Mamdani&#039;nin politikaları, özellikle iş dünyasından ve muhafazakâr çevrelerden tepki çekiyor.Yatırımcı Bill Ackman, X hesabından yaptığı paylaşımlardan birinde, Mamdani&#039;nin &quot;işletme karşıtı politikalarının ve yüksek kurumlar vergisinin New York&#039;taki istihdamı bitireceğini ve şirketlerin kaçmasına neden olacağını&quot; belirtti.Bunun yanı sıra Mamdani&#039;nin Filistin haklarını uzun süredir desteklemesi, İsrail lobisine yakın çevrelerde endişe yaratıyor.TECRÜBELİ RAKİP: BAĞIMSIZ ADAY ANDREW CUOMO Demokrat Parti ön seçimlerinde Mamdani&#039;ye karşı sürpriz bir yenilgi alan 67 yaşındaki Andrew Cuomo, yarışa bağımsız aday olarak devam etme kararı aldı.Eski Vali Mario Cuomo&#039;nun oğlu olan Andrew Cuomo, New York siyasetinde uzun bir geçmişe sahip. Cuomo, 1997-2001 yılları arasında Clinton yönetiminde Konut ve Kentsel Gelişim Bakanı, 2007-2010 arasında New York Başsavcısı ve 2011-2021 arasında New York Valisi olarak görev yaptı.Ağustos 2021&#039;de, cinsel taciz iddiaları nedeniyle valilikten istifa etti. 2022&#039;nin başlarında ise delil yetersizliğinden dava kapatıldı. Cuomo, kampanyasında yönetim tecrübesini ön plana çıkarıyor ve şehri &quot;uygun fiyat, güvenlik ve fırsat krizi&quot; içinde olarak tanımlıyor.POLİS SAYISINI ARTIRACAKNewsweek gazetesinin haberine göre vaatleri arasında şehir polis teşkilatına 5 bin yeni memur eklemek, gelecek 10 yıl içinde 500 bin yeni konut inşa etmek ve bunların üçte ikisini uygun fiyatlı hâle getirmek bulunuyor.Ayrıca, düşük gelirli sakinler için sağlık ve ulaşım sübvansiyonlarını genişletmeyi, mülk vergilerinde yüzde 2&#039;lik bir tavan uygulamayı ve evden çıkarma süreçlerine karşı kiracı korumalarını artırmayı hedefliyor. Cuomo, rakibi Mamdani&#039;yi tecrübesizlikle eleştirerek, &quot;New York kültürünü, New York değerlerini, 11 Eylül&#039;ün ne anlama geldiğini anlamıyor&quot; dedi.CUMHURİYETÇİLERİN ADAYI: CURTIS SLIWACumhuriyetçi Parti&#039;nin adayı olan Curtis Sliwa, New York&#039;ta suçl ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee896962.jpg" length="55144" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>New, Yorkta, yüksek, gerilim:, Belediye, başkanı, seçimleri, tarihe, geçebilir</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Tarihe damga vuran kriz: İran’daki ABD rehineleri 46 yıl sonra hâlâ hafızalarda</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/tarihe-damga-vuran-kriz-irandaki-abd-rehineleri-46-yil-sonra-hala-hafizalarda</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/tarihe-damga-vuran-kriz-irandaki-abd-rehineleri-46-yil-sonra-hala-hafizalarda</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;da Şah&#039;ın ABD’ye sığınmasının ardından alevlenen Amerikan karşıtlığı, elçilik işgaliyle tarihin en uzun diplomatik krizlerinden birine dönüştü. “Büyük Şeytan” söylemiyle sembolleşen 1979 rehine krizi, İran-ABD geriliminin temelini oluşturuyor.İran-ABD ilişkilerinin kırılma noktası olan rehine krizi 46&#039;ıncı yılında.Devrim yanlısı öğrencilerin 4 Kasım 1979’da Tahran’daki ABD Büyükelçiliğini işgal etmesiyle başlayan ve 444 gün boyunca 52 Amerikalının rehin tutulduğu kriz, İran-ABD ilişkilerinde onarılmaz bir kırılmaya neden oldu.  1970’li yılların sonlarında Şah rejimi, insan hakları ihlalleri, ekonomik adaletsizlikler ve özgürlüklerin kısıtlanması nedeniyle ciddi halk muhalefetiyle karşı karşıya kaldı.  Bu dönemde Humeyni liderliğinde gelişen muhalefet, halkın desteğini kazandı ve 1979 yılında devrimle birlikte Şah devrildi ancak Şah’ın ABD&#039;ye sığınması, İran’da Amerikan karşıtlığını daha da körükledi.  Bu çerçevede, bir grup öğrenci 4 Kasım 1979 sabahı, ABD Büyükelçiliği önünde bir araya geldi. Humeyni’yi destekleyen bu grup, Şah’ın iadesini istemek ve ABD’nin İran’ın iç işlerine müdahalesini protesto amacıyla büyükelçiliği işgal etti.  Elçilik binasına zorla giren öğrenciler, buradaki 66 Amerikan vatandaşını rehin aldı. Bu olay kısa sürede İran içinde büyük bir destek buldu. Rehin alınanlardan kadınlar ve Afrika kökenli 13 Amerikalı kısa süre sonra serbest bırakıldı. Bir kişi de Temmuz 1980&#039;de hastalığı nedeniyle salıverildi. Kalan 52 Amerikalı ise 444 gün boyunca tutuldu.  Bu eylem, Humeyni tarafından da desteklendi ve Humeyni, ABD&#039;yi &quot;büyük şeytan&quot; şeklinde tanımlayarak elçilik işgalini meşrulaştırdı. Dünya kamuoyunda geniş yankı uyandıran olay, ABD için yalnızca diplomatik bir kriz değil aynı zamanda Amerikan onuruna bir saldırı olarak da algılandı.WASHINGTON&#039;IN BAŞARISIZ KURTARMA OPERASYONU  Rehine krizi ile karşı karşıya kalan dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter yönetimi, krizi çözmek için ilk aşamada diplomatik girişimlerde bulundu.  ABD, İran&#039;a yönelik kapsamlı yaptırımlar başlattı. ABD yönetimi, diplomasi yoluyla krizden çıkma çabalarını sürdürürken İran, halk desteğiyle beraber rehineleri serbest bırakmayı reddetti.  Kriz uzadıkça ABD’de kamuoyu baskısı arttı. Carter yönetimi, ülke içinde büyük eleştirilerle karşı karşıya kaldı ve rehinelerin serbest bırakılmaması, Amerikan halkı için büyük bir travma haline geldi.  Krizin uzaması üzerine ABD yönetimi askeri müdahale seçeneğini masaya koydu. 24 Nisan 1980&#039;de &quot;Kartal Pençesi Operasyonu&quot; adı altında bir kurtarma operasyonu başlatıldı.  Plana göre ABD ordusuna bağlı özel bir komando birliği Tahran’a inerek elçilik binasını ele geçirecek ve rehineleri İran dışına tahliye edecekti. Ancak operasyon İran&#039;daki Tebes Çölü&#039;nde çıkan kum fırtınası ve ABD güçlerinin karşılaştığı birbirini takip eden teknik sorunlar nedeniyle başarısız oldu.  Tahran&#039;ın 300 kilometre güneyinde çöle inen Amerikan askerlerini taşıyan helikopter ile bir C-130 Hercules uçağının yakıt ikmali sırasında kum fırtınasının da etkisiyle infilak etmesi sonucu en az 8 Amerikan askeri ölünce operasyon iptal oldu.  Bu başarısızlık, ABD’de büyük bir hayal kırıklığına yol açtı. Kriz, 1980 ABD başkanlık seçimlerine kadar devam etti. Rehine krizi ve başarısız kurtarma operasyonu, Carter yönetiminin ülke içindeki desteğini zayıflattı ve seçimlerde Ronald Reagan’ın zaferini kolaylaştırdı.  Reagan’ın göreve başlamasının hemen ardından Cezayir’in arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonucu ABD ve İran arasında bir anlaşma sağlandı.  Cezayir Anlaşması olarak bilinen bu mutabakata göre ABD, İran’ın yurt dışındaki bazı mal varlıklarını serbest bırakmayı kabul etti. 20 Ocak 1981’de, Ronald Reagan’ın başkan olarak yemin etmesinden hemen sonra 444 gün süren rehine krizi sona erdi ve rehineler İran tarafından serbest bırakıldı.İLİŞKİLER ONARILMAZ HALE GELDİ  Rehine krizi, iki ülke arasındaki ilişkileri kalıcı olarak etkiledi ve ABD-İran ilişkilerinde tam bir kopuşa neden oldu. Olayın ardından ABD, İran’a geniş çaplı ekonomik yaptırımlar uygulamaya başladı ve diplomatik ilişkiler tamamen koptu.  ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımlar, petrol ve enerji sektörlerini, finansal kuruluşları ve birçok sektörü kapsayan ekonomik ambargoları içeriyordu.  Bu kriz, yalnızca İran ile ABD arasındaki ilişkileri değil aynı zamanda tüm Batı Asya&#039;daki jeopolitik dengeleri de derinden etkiledi. İran, bölgede ABD karşıtı bir politika izlerken ABD, İran’ı &quot;Orta Doğu’daki en büyük tehdit&quot; olarak tanımlamaya başladı.  Bu süreçten sonra da iki ülke ilişkileri eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan ve yalnızca iki buçuk yıl yürürlükte kalan nükleer anlaşma dışında hep gergin devam etti.  İran’da elçilik baskını bugün de hala güçlü bir sembol olarak varlığını sürdürüyor. &quot;Casusluk Yuvası&quot; olarak adlandırılan bir müze haline getirilen Tahran’daki eski ABD Büyükelçiliği binasında sergilenen belgeler ve duvar resimleri, ABD karşıtı propaganda amaçlı kullanılmaya devam ediyor.  İran takvimine göre 13 Aban&#039;a denk gelen olayın yıl dö ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee7c2e79.jpg" length="80113" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Tarihe, damga, vuran, kriz:, İran’daki, ABD, rehineleri, yıl, sonra, hâlâ, hafızalarda</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Almak için herkes sıraya girdi: Bu kahvenin fincanı 42 bin lira</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/almak-icin-herkes-siraya-girdi-bu-kahvenin-fincani-42-bin-lira</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/almak-icin-herkes-siraya-girdi-bu-kahvenin-fincani-42-bin-lira</guid>
<description><![CDATA[ Lüks tüketimin yaygın olduğu Dubai&#039;de özel bir kahve bin dolardan (yaklaşık 42 bin lira) satışa çıktı.Dubai&#039;de Serkan Sağsöz isimli kişi, dünyanın en pahalı kahvesini satıyor.
Sağsöz&#039;ün ortağı olduğu Julith isimli kahve dükkanında bir fincan kahve içmek için bin dolar (42 bin lira) ödemek gerek.Julith kahve dükkanı, fincanı 42 bin lira olan kahveyi Panama&#039;daki açık artırmadan satın aldı. Sağsöz, 20 kilogramına 600 bin dolar (25 milyon 250 bin lira) ödedi.
Bunun şimdiye kadar bir kahveye ödenen en yüksek fiyat olduğu belirtilirken Julith, rekor fiyata aldığı kahveden Dubai&#039;de 400 fincan satmayı hedefliyor.Panama&#039;da Baru volkanı yakınlarında yetiştirilen çekirdeklerden yapılan kahvenin özel bir tadı olduğu ifade ediliyor.
Fincanda, yasemin gibi çoğunlukla beyaz çiçekler ve portakal, mandalina, bergamot gibi narenciye aromaları ile kayısı ve şeftali gibi çekirdekli meyvelerin hafif kokuların hissedileceği aktarıldı.Asyalı alıcılar ve kahve çekirdeği koleksiyonerleri de bu özel kahveden almak için sıraya girdi.
Ancak Julith, bu kahveyi paylaşmayı planlamıyor. Sadece Dubai emirlik ailesi için bir miktar kahve ayrıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee71049b.jpg" length="75900" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Almak, için, herkes, sıraya, girdi:, kahvenin, fincanı, bin, lira</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de nükleer denizaltı hazırlığı: ABD&amp;apos;den sinyal bekleniyor</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/guney-korede-nukleer-denizalti-hazirligi-abdden-sinyal-bekleniyor</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/guney-korede-nukleer-denizalti-hazirligi-abdden-sinyal-bekleniyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de bir savunma bakanı, 8 yıl aradan sonra Güney Kore&#039;ye gitti. Ziyaretten çıkan mesajlara göre Güney Kore, ABD yakıt izni verirse, 2030 yılı ortalarına kadar nükleer denizaltıları faaliyete geçirebilir.ABD’nin yakıt teminine izin vermesi hâlinde, Güney Kore’nin 2030’ların ortalarında nükleer güçle çalışan bir denizaltı fırlatabileceği bildirildi.Haberi, Güney Kore Savunma Bakanlığına dayandıran MoneyToday gazetesi duyurdu.Pentagon şefi Pete Hegseth, dün Kuzey ve Güney Kore sınırına gitti. Bu ziyaret, bir ABD savunma bakanının 8 yıl aradan sonra bölgeye yaptığı ilk ziyaret oldu.Güney Kore Savunma Bakanı Ahn Gyu-back, Amerikalı mevkidaşına, Panmunjom ziyareti sırasında eşlik etti. Panmunjom, iki Kore askerlerinin yüz yüze durduğu tek nokta olarak biliniyor. İkili, ziyaret öncesinde Ouellette Gözlem Noktası olarak bilinen tepeye çıktı.Güney Kore Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Ahn ve Hegseth’in “Güney Kore ile ABD arasındaki güçlü ortak savunma duruşunu ve yakın iş birliğini yeniden teyit ettikleri” belirtildi.Hegseth’in ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta Asya turu sırasında Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’a yaptığı ancak Pyongyang tarafından yanıtsız bırakılan diplomatik açılımların ardından geldi.TRUMP BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRMİŞTİTrump, Beyaz Saray’daki ilk döneminde, Haziran 2019’da Panmunjom’a giderek Kim ile görüşmüştü.Trump, sınırı kısa süreliğine geçerek Kuzey Kore topraklarına adım atan ilk görevdeki ABD başkanı olmuş, ardından Kim ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti.ABD başkanının bu ziyaretinden önce, dönemin Savunma Bakanı James Mattis, Ekim 2017’de iki Kore’yi ayıran Askerden Arındırılmış Bölge’ye (DMZ) gitmişti.  ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee62ade2.jpg" length="60478" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, nükleer, denizaltı, hazırlığı:, ABDden, sinyal, bekleniyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Irak işgalinin mimarıydı: Eski ABD Başkan yardımcısı Dick Cheney 84 yaşında öldü</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/irak-isgalinin-mimariydi-eski-abd-baskan-yardimcisi-dick-cheney-84-yasinda-oeldu</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/irak-isgalinin-mimariydi-eski-abd-baskan-yardimcisi-dick-cheney-84-yasinda-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Hem baba hem de oğul Bush yönetimlerinde görev yapan eski ABD başkan yardımcılarından Dick Cheney, 84 yaşında hayatını kaybetti. Cheney, Irak işgalinin en sert savunucularındandı.ABD tarihinin en güçlü ve en tartışmalı başkan yardımcılarından biri olarak bilinen, Irak işgalinin önde gelen savunucularından muhafazakâr siyasetçi Dick Cheney, 84 yaşında hayatını kaybetti.Sessiz ama etkili bir güç olarak tanımlanan Cheney, hem baba hem de oğul Bush yönetimlerinde görev yaptı.Baba George H. W. Bush döneminde Savunma Bakanı olarak Körfez Savaşı’nda orduya liderlik etti, ardından oğlu George W. Bush döneminde başkan yardımcısı olarak yeniden kamu görevine döndü.Cheney, genç Bush’un başkanlığı sırasında adeta Beyaz Saray’ın “icra kurulu başkanı” gibiydi. Başkan için kritik kararlarda ve bazen kendi ilgi alanına giren konularda etkili bir role sahipti. Tüm bunları onlarca yıllık kalp rahatsızlığıyla, hatta görev sonrası geçirdiği kalp nakline rağmen sürdürdü.Cheney, 11 Eylül 2001 terör saldırılarının ardından kullanılan olağanüstü izleme, gözaltı ve sorgulama yöntemlerini kararlılıkla savundu.IRAK SAVAŞI VE İDDİALARI  Irak konusunda &quot;sert bir şahin&quot; olan Cheney, hükümetteki diğer &quot;şahin&quot; isimler ayrıldıktan sonra giderek yalnızlaştı. Irak Savaşı konusunda birçok iddiası yanlış çıkmasına rağmen, kendi haklılığından asla şüphe etmedi.  2001’deki terör saldırılarıyla Irak arasında hiçbir kanıtı olmayan bağlantılar kurdu ve ABD askerlerinin Irak’ta kurtarıcı olarak karşılanacağını öne sürdü ancak öyle olmadı.  Beş kalp krizi geçiren Cheney, yıllardır “ödünç zaman” yaşadığını düşünüyordu. 2013’te “Her sabah yüzümde bir gülümsemeyle uyanıyorum, bana bahşedilen bir gün daha için minnettarım” demişti.  KIZI, TRUMP&#039;IN AZLEDİLMESİNİ İSTEDİ  Cheney’nin Washington’daki siyasi kariyeri, Gerald Ford ve Ronald Reagan yönetimlerini de kapsadı. Siyaset ailesinde köklüydü: Kızı Liz Cheney, Wyoming eyaletinden Temsilciler Meclisi’ne seçilmiş, ardından Cumhuriyetçi Parti Meclis Konferansı Başkanı olmuştu.  Ancak Liz Cheney’nin, 6 Ocak Kongre baskınının ardından Donald Trump’ın azledilmesi lehine oy kullanması, ona Demokratlardan ve bazı bağımsız gözlemcilerden “cesur bir duruş” olarak övgü kazandırdı. Buna karşılık Wyoming Cumhuriyetçi Partisi onu sert biçimde kınadı ve Meclis’teki parti görevinden uzaklaştırıldı.  Cheney’nin diğer kızı Mary Cheney ise eşcinsel; bu nedenle Dick Cheney, Cumhuriyetçi Parti içinde LGBTi+ haklarına anlayışla yaklaşan nadir isimlerden biri olarak biliniyordu. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee52f972.jpg" length="39144" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Irak, işgalinin, mimarıydı:, Eski, ABD, Başkan, yardımcısı, Dick, Cheney, yaşında, öldü</media:keywords>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Kalmaegi&amp;quot; felaketi: Bir gecede sulara gömüldüler</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/kalmaegi-felaketi-bir-gecede-sulara-goemulduler</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/kalmaegi-felaketi-bir-gecede-sulara-goemulduler</guid>
<description><![CDATA[ Filipinleri vuran Kalmaegi tayfunu 26 kişiyi öldürdü. Cebu şehrinde çok sayıda kasabanın sulara gömüldüğü ve ağaçların devrildiği bildirildi. Mindanao Adası’na giden bir yardım helikopterinin ise düştüğü açıklandı.Tayfun Kalmaegi’nin getirdiği şiddetli yağışlar, Filipinler’in orta kesimlerinde geniş alanları sular altında bıraktı. En az 26 kişi hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi ise evsiz kaldı.
Cebu Adası’ndaki birçok kasaba tamamen sulara gömülürken, sosyal medyada paylaşılan videolarda arabaların, kamyonların ve hatta dev kargo konteynerlerinin çamurlu sel sularıyla sürüklendiği görüldü.
Yalnızca Cebu’da şu ana kadar 21 kişinin öldüğü doğrulandı. Sivil savunma yetkilisi Rafaelito Alejandro, AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, “Elde ettiğimiz bilgilere göre ölümlerin çoğu boğulma nedeniyle gerçekleşti” dedi.Tayfun karaya ulaşmadan önceki 24 saat içinde, Cebu şehri ve çevresine 183 milimetre yağış düştü. Bu miktar, bölgenin ortalama aylık yağış miktarı olan 131 milimetreyi geçti.
Devlet meteoroloji uzmanı Charmagne Varilla, “Cebu’daki durum gerçekten eşi benzeri görülmemiş” dedi.
Cebu Valisi Pamela Baricuatro ise Facebook’taki paylaşımında, şunları kaydetti: “Tehlikeli kısmın rüzgârlar olacağını düşünüyorduk, ama aslında halkımızı asıl riske atan su oldu. Sel suları yıkıcı boyutta.” 
Yerel afet yetkilisi Ethel Minoza da Cebu&#039;da iki çocuğun cansız bedeninin bulunduğunu, kurtarma ekiplerinin hâlâ sular altında kalan evlere ulaşmaya çalıştığını açıkladı.
Cebu kentinde yaşayan 28 yaşındaki Don del Rosario, tayfun sırasında üst katlara sığınan binlerce kişiden biriydi. “Su çok hızlı yükseldi&quot; diyen Rosario, &quot;Sabah 4’te artık kontrol edilemez hale gelmişti, insanlar evlerinden çıkamıyordu. 28 yıldır buradayım, bu kadar kötüsünü hiç görmedim&quot; diye ekledi.Filipin ordusu, bugün Mindanao Adası’nda yardım çalışmaları için görevlendirilen bir helikopterin düştüğünü doğruladı.
“Super Huey” tipi helikopterin, tayfun nedeniyle yürütülen yardım operasyonları kapsamında Butuan kıyı kentine giderken düştüğü bildirildi.
Doğu Mindanao Komutanlığı, arama ve kurtarma çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Yetkililer, kazada kurtulan olup olmadığına dair bilgi vermedi.
Toplamda, yaklaşık 400 bin kişi tayfunun güzergâhından önceden tahliye edildiği bildirildi.
Tayfun şu anda Visayas adalar zinciri üzerinden batıya doğru ilerliyor. Saatte 130 kilometre hızındaki rüzgârlar ve 180 kilometreye varan ani fırtınalar ağaçları deviriyor, elektrik hatlarını koparıyor.Bilim insanları, insan kaynaklı iklim değişikliğinin fırtınaları daha güçlü hale getirdiği konusunda uyarıyor.
Daha sıcak okyanuslar tayfunların hızla güçlenmesine, daha sıcak hava ise daha fazla nem tutarak aşırı yağışlara neden oluyor.
Eylül sonunda adayı sarsan 6,9 büyüklüğündeki deprem sonrası çadır kentlerde yaşayan yüzlerce kişi, güvenlikleri için zorunlu olarak tahliye edilmişti.
Filipinler her yıl ortalama 20 tayfun ve fırtına ile karşılaşıyor. Bu afetler genellikle milyonlarca yoksul insanın yaşadığı, felakete açık bölgeleri vuruyor.
Meteoroloji uzmanı Varilla, Kalmaegi ile birlikte ülkenin yıllık ortalama tayfun sayısına ulaştığını, Aralık sonuna kadar 3 ila 5 tayfunun daha beklendiğini belirtti.
Eylül ayında Filipinler, 14 kişinin ölümüne yol açan Süper Tayfun Ragasa da dahil olmak üzere iki büyük fırtına tarafından vurulmuştu. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee43273c.jpg" length="142296" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Kalmaegi, felaketi:, Bir, gecede, sulara, gömüldüler</media:keywords>
</item>

<item>
<title>30&#45;44 yaş arası kadınlarda risk fazla: Uzmanlar, migrendeki artışın nedenini açıkladı</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/30-44-yas-arasi-kadinlarda-risk-fazla-uzmanlar-migrendeki-artisin-nedenini-acikladi</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/30-44-yas-arasi-kadinlarda-risk-fazla-uzmanlar-migrendeki-artisin-nedenini-acikladi</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre dünya genelinde yaklaşık 2,8 milyar insan baş ağrısı yaşıyor. Uzmanlara göre özellikle 30-44 yaşlarındaki kadınlar ve yüksek gelirli ülkelerde yaşayan bireylerde migren ve baş ağrısı daha sık görülüyor.Migren ve diğer baş ağrısı türlerinin dünya genelinde en yaygın ve &quot;engellilik oluşturan&quot; sağlık sorunları arasında yer aldığı tespit edildi.La Trobe Üniversitesi ve Western Health&#039;in öncülüğünde yapılan ve Cell Reports Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, Küresel Hastalık Yükü (GBD) verileri kullanılarak 1990-2021 yıllarında 204 ülke ve bölgedeki baş ağrısı görülme sıklığı incelendi.Araştırma sonuçlarına göre, halihazırda dünya genelinde yaklaşık 2,8 milyar kişi baş ağrısıyla karşı karşıya kalıyor.Modern yaşam tarzının, baş ağrısı vakalarında etkili olduğuna işaret edilen çalışmada stres, hareketsiz yaşam, alkol ve kafein tüketimi ile kalitesiz uykunun, baş ağrılarını tetiklediği vurgulandı.EN ÇOK KİMLERİ ETKİLİYOR?Çalışmada, özellikle 30-44 yaşlarındaki kadınlar ve yüksek gelirli ülkelerde yaşayan bireylerin baş ağrısı gibi sağlık sorunlarından daha fazla etkilendiği ifade edildi.Ayrıca çalışmada, Covid-19 salgınının da yeni zorluklar getirdiğine, bulaş veya aşılamaların ardından da baş ağrısı şikayeti bildirimlerinin sürdüğüne işaret edildi.Araştırmanın baş yazarı Profesör Doktor Tissa Wijeratne, tanı ve tedavideki ilerlemelere rağmen kalıcı risk faktörleri ve profesyonel bakıma sınırlı erişim nedeniyle baş ağrısı bozukluklarının küresel çapta düşüşünün olası olmadığını vurguladı.  Baş ağrısı sorunlarının küresel sağlık gündemlerinde öncelikli hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Wijeratne, bireylere yönelik özel tedavi programları ve sağlık yatırımlarının artırılması gerektiğini aktardı.  ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee33fdbd.jpg" length="44224" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>30-44, yaş, arası, kadınlarda, risk, fazla:, Uzmanlar, migrendeki, artışın, nedenini, açıkladı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Açlık savaşı boyut değiştirdi: Sadece sağlıksız gıdalar Gazze&amp;apos;ye giriyor</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/aclik-savasi-boyut-degistirdi-sadece-sagliksiz-gidalar-gazzeye-giriyor</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/aclik-savasi-boyut-degistirdi-sadece-sagliksiz-gidalar-gazzeye-giriyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in açlık savaşı boyut değiştirdi. Gazze&#039;deki hükümetin Medya Ofis Müdürü İsmail es-Sevabite, &quot;Un ve yağ girişine değil kuruyemiş, bisküvi, çikolata, cips gibi yiyeceklerin girişine izin veriliyor. Bu, aç bırakma politikasının yeni yüzü.&quot; dedi.Gazze&#039;de 10 Ekim&#039;de varılan ateşkese rağmen çarşı pazarda temel besinlerde ciddi bir kıtlık yaşanırken, raflar kuruyemiş, çikolata, bisküvi ve meyve suyu gibi atıştırmalık besinlerle dolup taşıyor.
Filistinliler ise İsrail&#039;in &quot;aç bırakma&quot; politikasını başka bir kılıfa bürüyerek sürdürdüğünü düşünüyor.İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin ilk aşamasının maddelerinden biri de Gazze&#039;ye günlük olarak 600 TIR&#039;ın giriş yapmasıydı. Ancak İsrail, bu konuda ne niteliğe ne de niceliğe uydu.
TIR sayısı çok cüzi miktarda kalırken, giren maddelerin de temel ihtiyaç maddelerinden oluşmadığı görüldü.Gazze hükümetinden yetkililer, tüccarlar ve sivil halk, İsrail&#039;in bunu kasıtlı yaptığını ve &quot;Gazze&#039;ye yardım girişine izin verildiği ve açlığın sona erdiği&quot; yönünde dünyanın gözünü boyamaya çalıştığını ifade ediyor.
Gazze&#039;deki hükümetin Medya Ofis Müdürü İsmail es-Sevabite, ateşkesle birlikte İsrail&#039;in Gazze&#039;ye günlük 600 yardım TIR&#039;ı girişine izin vereceğini düşündüklerini ancak bu sayının sadece 145 TIR&#039;la sınırlı kaldığını, bunun da üzerinde anlaşılan sayının sadece yüzde 24&#039;üne tekabül ettiğini söyledi.TIR&#039;ların içindeki ürünlerin niteliğine dair de Sevabite, &quot;Burada da temel gıdalar yerine atıştırmalıklar ön planda. Un ve yağ girişine değil kuruyemiş, bisküvi, çikolata, cips gibi yiyeceklerin girişine izin veriliyor. Bu, aç bırakma politikasının yeni yüzü.&quot; dedi.
TIR&#039;ların girişiyle ilgili anlaşma maddelerine uyması ve günlük 600 TIR girişine izin vermesi için dünya ülkelerine İsrail&#039;e baskı yapması çağrısında bulunan Sevabite, her gün arabulucu ve garantör ülkelere işlenen ihlallerle ilgili rapor sunduklarını dile getirdi.
Sevabite, &quot;Ateşkes yapılmış olmasına rağmen ben bu açıklamaları yaparken bile üstümüzde İsrail uçakları uçuyor. Ateşkes şu ana kadar 194 kere ihlal edildi.&quot; diye konuştu.Gazze&#039;nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı&#039;nda bir süper market sahibi Filistinli tüccar Fadıl Sadi Ebu Delal da giren yardım maddelerinin bisküvi, çikolata, asitli içecekler, kahve gibi vatandaşa yarar sağlamayan besinler olduğunu, temel gıda maddelerinin ise çok az miktarda girdiğini aktardı.
Bebek bezi, ilaç, un ve kızartmalık yağ gibi pek çok maddenin bulunmadığını söyleyen Ebu Delal, &quot;Gelen yardımlar çok az ve halkın ihtiyaçlarını karşılamıyor. Çünkü büyük bir göç var ve ülkede nakit para yok. İş yok, bu ülkede kimse çalışmıyor. Herkes oturuyor ve herkes göçmen.&quot; dedi.
Bunun kasıtlı yapıldığını söyleyen Ebu Delal, &quot;Kuşatma kasıtlı, ürünlerin az miktarda girmesi kasıtlı. Bisküvi ve çikolata gibi ürünleri satın alanların sayısı da az. Büyük kısmı sadece bakıp geçiyor, almıyor çünkü fiyatları da çok yüksek.&quot; ifadesini kullandı.Gazze kentinde yıkılan bir mefruşat fabrikası sahibi Abdulhay Ebu Şemmale de savaşın başından bu yana gerçek anlamda bir kriz yaşandığından ve sanayinin tamamen durduğundan bahsetti.
Şemmale, şunları kaydetti:&quot;Pazara baktığınızda, mevcut ürünlerin yüzde 85’inin temel gıdalar değil, yan ürünler olduğunu görürsünüz. Temel gıda maddeleri dediğimiz yağ, peynir, yumurta, et; bunlar çok çok az oranda giriyor. Bunlar Gazze’nin bir mahallesine bile yetmez. Özellikle de içinde bulunduğumuz bu zor şartlarda.Gazze kentinden Aye Ebu Kamar da çocuklarına bir şeyler bulma umuduyla market alışverişine çıktığını ancak yumurta, peynir, tavuk ve et gibi temel gıdalardan hiçbirini bulamadığını ifade etti.
İsrail&#039;in diğer ürünleri kasıtlı olarak Gazze&#039;ye soktuğunu söyleyen Ebu Kamar, görüşünü ise şöyle savundu:&quot;Ben bunun da bir çeşit aç bırakma politikası olduğunu düşünüyorum. Resmi kurumlara &#039;Bakın, mallar giriyor, ürün var, kıtlık yok&#039; mesajı vermeye çalışıyorlar. Oysa burada gördüğünüz ürünlerin hepsi karbonhidrat içeriyor; protein, vitamin ve mineral değil.
Çikolata ve benzeri ürünler insanların aniden ve fazla kilo almasına sebep oluyor. Böylece işgalci dünya kamuoyuna, Gazze’de açlık bitti, insanlar kilo aldı görüntüsü vermeye çalışıyor.&quot;
İnsanların bedenlerinin tamamen bitap düşmüş durumda olduğunu, vitamin ve minerallerden yoksun kaldıklarını söyleyen Ebu Kamar, tüm kurumların devreye girmesi ve Gazze halkının temel gıda maddeleri bakımından desteklenmesini istedi. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690a0ee2329f9.jpg" length="78801" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:34:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Açlık, savaşı, boyut, değiştirdi:, Sadece, sağlıksız, gıdalar, Gazzeye, giriyor</media:keywords>
</item>

</channel>
</rss>