<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Haber Sistemi Demo &#45; : YAŞAM</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/rss/category/bayburt-yasam-haberleri</link>
<description>Haber Sistemi Demo &#45; : YAŞAM</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>Haber Sistemi</dc:rights>

<item>
<title>Bilecik’te tarihi keşif: Ünlü şairin babasının mezarı ortaya çıktı</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/bilecikte-tarihi-kesif-unlu-sairin-babasinin-mezari-ortaya-cikti</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/bilecikte-tarihi-kesif-unlu-sairin-babasinin-mezari-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Bilecik Kent Belleği Araştırma Ekibi, Türk edebiyatının önemli isimlerinden ünlü şair Behçet Kemal Çağlar’ın babası Şaban Hami Bey’in Bilecik’teki mezarını tespit etti.Yürütülen araştırmalarla, Türk edebiyatı tarihine dair yeni bir detayı gün yüzüne çıkardı. Yapılan saha çalışmaları sonucunda, ünlü şair Behçet Kemal Çağlar’ın babası Şaban Hami Bey’in Bilecik’teki mezarı tespit edildi.Bilecik Kent Belleği arşivinde yer alan bir mektup, Behçet Kemal Çağlar’ın 1933 yılında askerlik görevi öncesinde babasını görmek üzere Bilecik’e geldiğini gösteriyor. Şairin babasıyla yaptığı bu ziyaretin, baba-oğulun son buluşması olduğu anlaşıldı.Bilecik Asma Fidanlığı Müdürü olarak görev yapan Şaban Hami Bey’in, aynı yıl kalp rahatsızlığı nedeniyle vefat ettiği ve Bilecik Kent Mezarlığı’na defnedildiği belirlendi. Araştırma ekibi yaptığı açıklamada, &quot;Bu keşif, yalnızca yerel tarih açısından değil, edebiyat tarihimiz açısından da büyük önem taşımaktadır. Behçet Kemal Çağlar’ın hayatına dair yeni bir ayrıntıyı ortaya çıkarmış olmaktan mutluyuz&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_69088c4470abf.jpg" length="117142" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 14:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilecik’te, tarihi, keşif:, Ünlü, şairin, babasının, mezarı, ortaya, çıktı</media:keywords>
</item>

<item>
<title>30 yıldır şehir şehir dolaşarak tespih satıyor</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/30-yildir-sehir-sehir-dolasarak-tespih-satiyor</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/30-yildir-sehir-sehir-dolasarak-tespih-satiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kütahya&#039;da, yaklaşık 30 yıldır şehir şehir dolaşarak tespih satışı yapan adam, tespihin yalnızca bir aksesuar değil, aynı zamanda bir huzur ve mutluluk kaynağı olduğunu söyledi.Kütahya&#039;nın Antika Pazarı&#039;nda da sergi açan Erdal Sevinç, tespihin insanın ruh hâline olumlu etki ettiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
&quot;Tespih mutluluk hormonu salgılayan bir alettir. Çekerken insan hem zihnen hem bedenen rahatlar. Başparmakta bir nokta vardır, orası uyarıldığında mutluluk hormonu salgılanır. Tespih çeken insanın oturuşu, duruşu, hatta karakteri bile tespihine yansır.&quot;Tespihin bir hobi olarak da insanı rahatlattığını dile getiren Sevinç, şu şekilde konuştu:
&quot;Tespih, geçmişle bağ kurdurur. Antika bir ürün görmek bile insanın iç huzurunu artırır. Büyük paralar harcamadan da mutlu olunabilir. Küçük şeylerle, sade bir hayatla da insan mutlu olabilir.&quot; 
Tespihlerin yapımına da değinen Sevinç, &quot;Tespih iki gruba ayrılır: El yapımı ve makine yapımı. El emeğiyle yapılan tespihler çok değerlidir. Ustalar günlerce çalışır, elleri nasır tutar. Hurma çekirdeğinden yapılan bir tespih bile bir sanat eseridir&quot; diye konuştu.
Tespihin sadece bir süs eşyası değil, aynı zamanda dostluk ve hatıra sembolü olduğunu vurgulayan Sevinç, &quot;Eskiden insanlar birbirine tespih hediye ederdi. Uzaklara tespih gönderilir, dostluklar pekiştirilirdi. Maddi değeri küçük olsa da manevi değeri çok büyüktür. Dedenin, babanın yadigârı tespihler bize geçmişi hatırlatır&quot;  dedi.Mutluluğun paylaşarak çoğaldığını ifade eden Sevinç, &quot;Sevmek, paylaşmak, hatıraya değer vermek insanı mutlu eder. Tespih bu duyguların bir sembolüdür. Her insan yaşamanın, paylaşmanın kıymetini bilirse, mutluluğu da bulur&quot; sözleriyle konuşmasını tamamladı. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_69088c438e4d9.jpg" length="100375" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 14:04:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>yıldır, şehir, şehir, dolaşarak, tespih, satıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Kafa dağıtmak için başladığı hobisi işi oldu</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/kafa-dagitmak-icin-basladigi-hobisi-isi-oldu</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/kafa-dagitmak-icin-basladigi-hobisi-isi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul&#039;da lojistik sektöründe çalışırken kafa dağıtmak için başladığı deri işini meslek edinen Metin Taşkıran, 3 yıl önce taşındığı Eskişehir&#039;de kurduğu atölyede sanatsal ürünler üretiyor.Eskişehir&#039;de 40 yaşındaki deri ustası Metin Taşkıran, yaklaşık 10 yıl önce hobi olarak başladığı deri işini profesyonel bir kariyere dönüştürdü.
İstanbul&#039;da lojistik sektöründe uzun yıllar görev yapan 40 yaşındaki Usta, kurumsal kariyerini geride bırakarak tamamen farklı bir yola adım attı. Derilerden çanta, cüzdan ve saat kayışı gibi özgün ürünler üreten Taşkıran, el emeği ile sıfırdan bir ürünü ortaya çıkarmanın verdiği hazzı atölyesinde bularak, burayı bir iş yerinden çok huzur dolu bir üretim alanı olarak görüyor.Seri üretim ile el yapımı özel butik üretim arasındaki farklara değinen Taşkıran, özel üretimin en büyük avantajının kişiyi &quot;sürüden ayırması&quot; olduğunu söyledi. Butik atölyelerde hazır kalıplarla çalışılmadığını belirten Taşkıran, &quot;Kişiye özel üretim, tamamen kişinin kendi ihtiyacına ve zevkine göre bir tasarım yapma şansı tanır. Tasarım, renk ve boyut gibi tüm detayları müşteri kendisi belirlemiş oluyor. Seri üretimde bunu sağlamanız mümkün değil&quot; dedi.Ham madde seçimi konusunda Türkiye&#039;nin hem avantajları hem de dezavantajları olduğunu belirten Taşkıran, Türk kültüründe derinin çok uzun yıllardır kullanıldığını ve bu sayede ülkenin çeşitli yerlerinde kaliteli derilerin üretildiği tabakhaneler bulunduğunu dile getirdi.
&quot;Ülkemizin bu alandaki en büyük avantajı, derinin çok meşhur olduğu yerlerden daha ekonomik fiyatlara deri elde edebilmesidir&quot; diyen usta, dezavantaj olarak ise zaman zaman üretim kalitesinde sorunlar yaşanabildiğini ve çeşitliliğin az olduğunu söyledi. Derinin kalitesinin tabaklanma yöntemlerine ve hangi üründe kullanılacağına göre değiştiğini vurguladı.El yapımı ürünlerde kullanılan tekniklerin ürünün ömrünü uzattığını ifade eden Taşkıran, el dikişinde kullanılan kalın, mumlu ve sağlam ipler sayesinde &quot;ölümsüz&quot; denilebilecek ürünlerin ortaya çıktığını belirtti.
Endüstriyel üretimde kullanılan kumaş, astar, karton gibi ek dolgu malzemelerini butik üreticilerin geneli kullanmadığını aktaran Taşkıran, bunun sağlamlığa olan etkisini şöyle açıkladı:
&quot;Belki 100 yıl boyunca dayanacak bir deri çantanızın içindeki kumaş ya da fermuarlı bir parça 4-5 yıl içinde yıpranmaya başlıyor. El yapımı ürünler de bu ek malzemeleri kullanmayarak deri ölümsüz olur.&quot;Sektörün görünenden çok daha fazla usta barındırdığını, özellikle pandemi döneminde birçok kişinin hobi amaçlı bu işe başladığını söyleyen Metin Taşkıran, sektördeki en önemli sorunun maddi kaygılar olduğunu dile getirdi.
&quot;Genelde benim tanıdığım deri ustalarının neredeyse tamamının başka bir işi var. Ek iş olarak da deri yapıyorlar&quot; diyerek finansal konfor alanını terk etme endişesine dikkat çekti. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_690884110f3a2.jpg" length="91884" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 13:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Kafa, dağıtmak, için, başladığı, hobisi, işi, oldu</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bilim dünyasını şaşırtan keşif: &amp;apos;&amp;apos;Ömür uzatan ilaç&amp;apos;&amp;apos;</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/bilim-dunyasini-sasirtan-kesif-omur-uzatan-ilac</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/bilim-dunyasini-sasirtan-kesif-omur-uzatan-ilac</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, yaşlanmayı engellemek için yeni bir ilaç karışımı denedi. Sonuçlar araştırmacıları da şaşırttı.Yaşlanma karşıtı tedaviler konusundaki yeni bir araştırmanın sonuçları, bilim dünyasında yankı buldu. Hayvanlar üzerinde test edilen &quot;yeni bir ilaç kombinasyonunun&quot; deneklerin yaşam süresini yüzde 73 oranında uzattığı görüldü.ABD&#039;nin Kaliforniya üniversitesi uzmanları yaşlanma mekanizmalarını hedef alan iki ilacı birleştirdi.   Doku onarımını desteklediği bilinen &quot;oksitosin&quot; ile hücre büyümesini, ölümünü düzenleyen &quot;OT+A5i&quot; adlı ilaç birlikte uygulandı. Araştırmacılar, ilaç kombinasyonunun, zayıf ve yaşlı erkek farelerde yaşam süresini &quot;yüzde 73&quot; oranında uzattığını tespit etti.  Tedavi dişi deneklerin ömrünü uzatmasa da, doğurganlık oranlarını artırdı. İlaç kombinasyonunun yaşlanmanın getirdiği ve kan proteinlerinde görülen &quot;biyolojik bozulmayı&quot; da azalttığı tespit edildi.Bilim insanları tedavinin ömrü uzatıcı etkisinin insanlar üzerinde test edilebileceğini vurguluyor. Ancak oksitosin fazlalığının erkeklerde prostat sorunlarına yol açtığı da biliniyor.  Dişi ve erkek denekler arasındaki etki farkının yaşlanma mekanizmaları konusunda cinsiyetler arasındaki farklılıklardan kaynaklandığı belirtiliyor.  Yaşlanma karşıtı tedaviler konusunda cinsiyetlere özel yaklaşımla başarı oranının artırılabileceği ifade ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_6908840f43371.jpg" length="75171" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 13:29:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, dünyasını, şaşırtan, keşif:, Ömür, uzatan, ilaç</media:keywords>
</item>

<item>
<title>İskenderun&amp;apos;lu &amp;quot;Çakmak doktoru&amp;quot;, 40 yıldır 2 metrekarelik dükkanda çalışıyor</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/iskenderunlu-cakmak-doktoru-40-yildir-2-metrekarelik-dukkanda-calisiyor</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/iskenderunlu-cakmak-doktoru-40-yildir-2-metrekarelik-dukkanda-calisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Hatay&#039;ın İskenderun ilçesinde 63 yaşındaki esnaf, &quot;Çakmak doktoru&quot; olarak biliniyor ve 40 yıl önce başladığı mesleğini 2 metrekarelik dükkanında yaşatmaya devam ediyor.İskenderun kent merkezi Şehit Pamir Caddesi&#039;nde bulunan 2 metrekarelik dükkanında 30 yıldır çalışan yapan 63 yaşındaki Mehmet Çetin, 40 yıldır bozulan çakmaklara hayat veriyor.
Meslek hayatına başladığı Gaziantep&#039;te çakmağını tamir ettiği doktorun verdiği &quot;Çakmak Doktoru&quot; unvanını yıllardır taşıyan Çetin,  tüm Türkiye&#039;ye hizmet veriyor.  Çetin, Türkiye&#039;nin dört bir yanından insanların çakmaklarını tamir ettirmek için kendine gönderdiğini söyledi.Mini iş yerinde büyük bir azimle çalışan Çakmak Doktoru Çetin, çevredeki esnaf tarafından işine duyduğu saygı ve emeğiyle takdir topluyor.
Gaziantep&#039;te başladığı meslek hayatında &quot;Çakmak Doktoru&quot; unvanını aldığını belirten Çetin, şu ifadeleri kullandı:
&quot;Gaziantep Devlet Hastanesi&#039;nin önünde çakmak tamirciliği yaparken bir gün başhekim bana bozuk bir çakmak getirdi. &#039;Bunu yapabilir misin&#039; diye sordu. Dört gün sonra gidip çakmağı teslim ettim, adam bir şey demeden gitti. İki gün sonra hastanenin tabelasıyla geldi, üzerine &#039;Çakmak Doktoru&#039; yazmış. &#039;Bu unvanı hak ettin&#039; dedi. O günden beri bu lakapla anılıyorum&quot;1984 yılından bu yana İskenderun&#039;daki 2 metrekarelik dükkanında mesleğini sürdüren Mehmet Çetin, &quot;Henüz tamir edemediğim bir çakmak icat edilmedi. Yurt dışından, şehir dışından binlerce liralık çakmaklar tamir için gelir. Ben işimi severek yapıyorum, helal kazancımla rızkımı buradan çıkarıyorum&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_6908840e28c9c.jpg" length="118068" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 13:29:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>İskenderunlu, Çakmak, doktoru, yıldır, metrekarelik, dükkanda, çalışıyor</media:keywords>
</item>

<item>
<title>Bu baharatın kilosu 600 bin TL: Her gün sabah saatlerinde toplanıyor</title>
<link>https://demo.habersistemi.tr/bu-baharatin-kilosu-600-bin-tl-her-gun-sabah-saatlerinde-toplaniyor</link>
<guid>https://demo.habersistemi.tr/bu-baharatin-kilosu-600-bin-tl-her-gun-sabah-saatlerinde-toplaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Tekirdağ’da yetiştirilen safran, yüksek fiyatı ve zorlu üretim süreciyle dikkat çekiyor. Üreticiler, bu yıl kilogram fiyatının 600 bin liraya kadar yükselmesini bekliyor.Tekirdağ merkez Süleymanpaşa ilçesine bağlı Gazioğlu Mahallesi’nde yetiştirilen safran, bu yıl kilogram fiyatının 600 bin liraya dayanmasıyla &quot;Altınla yarışan baharat&quot; olmayı sürdürüyor.
Trakya’da yeni yeni tanınan safranın üretimi yoğun emek istiyor, her çiçekten yalnızca 3 tel stigma elde ediliyor. Bu nedenle satışlar gram üzerinden gerçekleştiriliyor.
7 dönümlük bir araziden en fazla 3 kilogram ürün alınabilen safran, gastronomiden kozmetiğe, tekstilden tıbba kadar birçok sektörde kullanılıyor.
Zahmeti ve nadirliği nedeniyle pahalı görünen safran, üreticilere göre aslında &quot;Emeğin fiyatına denk, hatta ucuz bir şifa bitkisi&quot; olarak kabul ediliyor.İki yıldır safran üretimi yaptıklarını söyleyen üretici Ateş Kazımlı, &quot;Safran birçok sektörde kullanılıyor. Özellikle gastronomi ve gıda sektöründe yaygın. Ayrıca ilaç, kozmetik ve tekstil sektöründe doğal boya olarak tercih ediliyor. Sinirleri yatıştırıcı, doğal antidepresan özelliği taşıyor&quot; dedi.Toplamda 7 dönüme yakın bir alan işlediklerini belirten Kazımlı, &quot;Burasını halka açtık, isteyen gelip safranı tanısın, görsün istiyoruz. Çünkü Trakya’da henüz çok bilinmiyor. İlk sene 100 kilo soğan ektiğinizde yaklaşık 400 gram baharat alırsınız. İkinci sene bu verim iki katına çıkar. 2024-2025 döneminde kilogramı 400 bin lira civarındaydı ama bu sene 500 ila 600 bin liraya çıkması bekleniyor. Kaliteyi, hasat ve kurutma aşamasındaki özen belirliyor&quot; ifadelerini kullandı.Bir diğer yetiştirici Tayfun Çakırlar ise, &quot;İki yıldır hasat yapıyoruz. Bu yıl çiçekleri biraz beklettik, gelen misafirlere de hasat deneyimi yaşatıyoruz. Normalde her gün sabah erken saatlerde topluyoruz. Kilosu 400 bindi, şimdi 500-600 bin liraya kadar çıktı. Ancak bu kilo kilo tüketilen bir ürün değil. Bir çay bardağına 2 tel yeterli. Tek tek elle toplanan bir ürün olduğu için bana göre pahalı değil, tam tersine ucuz bile sayılır&quot; diye konuştu. ]]></description>
<enclosure url="https://demo.habersistemi.tr/uploads/images/202511/image_870x580_6908840d0b2f8.jpg" length="102618" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 13:29:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Admin</dc:creator>
<media:keywords>baharatın, kilosu, 600, bin, TL:, Her, gün, sabah, saatlerinde, toplanıyor</media:keywords>
</item>

</channel>
</rss>